Kayada Domuz İşareti Anlamı, Mitolojide Domuz

Defineciliğin en önemli işaretleri içerisinden biri de domuz ve yavrularının işaretleridir. Domuza ait define işaretleri dinsel içerik olarak da kullanılmıştır. Domuzlar doğurganlıklarıyla bilinirler. Ayrıca bolluğa da işaret eder. Bu yüzden domuza ait semboller önemlidir.

Eğer domuzun yavruları çizilmişse, yavrular da ana domuzun çevresinde dağınık bir biçimde duruyorlarsa büyük domuzun baktığı istikamette otuz adım ilerlenir. Define genelde mirastır. Aile reisi ve ya bir yöneticiye ait definedir.

*Domuz önde yavrular art arda dizili iseler hepsinin baktığı istikamette araştırmaya yoğunlaşmalıdır.

*Yavrulardan biri öbürlerinden farklı olarak arka tarafa bakıyorsa define sürünün gittiği yönden tersi istikamette her bir yavru için 1 ya da 10 adım mesafededir, genellikle kayanın altına denk gelmektedir. Örneğin 4 yavru bulunuyorsa gömü ya 4 adım ilerde ya da 40 adım ilerde ve derin bir mesafede bulunmaktadır. Bazen bu sembol geri istikamette 30 m. uzaklıkta kayanın altında diye de açıklanır.

*Domuz define işaretleri gömüsü zor ve de derinde bulunur. Tavuk ve civciv işaretleri konusuna benzer.

Domuz Anlamı Devamı

Definecilikte en çok önem verilen işaretlerden biri domuz ve yavrularıdır. Ayrıca dinsel tema olarakta kullanılmıştır. Domuz doğurganlığı ile bilinmektedir. Bereketi de simgeler. Beyaz domuzun gümüşü simgelediği söylenegelen rivayetlerdendir.

1- Domuzun yavrular resmedilmişse ve yavrular ana domuzun etrafında dağınık olarak duruyor iseler büyük domuzun baktığı yönde 30 adım sayılmalıdır. Define genellikle mirastır. Ya aile reisinin yada bir yöneticinin altınlarıdır.

2- Domuz önde yavrular peş peşe sıralı ise tümünün baktığı yöne doğru araştırma yoğunlaşmalı.

3- Yavrulardan bir tanesi diğerlerinden farklı olarak arkaya bakıyorsa gömü sürünün gittiği istikametin tersi istikametinde her yavru için bir veya on adım mesafede olup, genelde kayanın altına denk düşmektedir. Mesela dört yavru varsa gömü ya dört adım ileride yada kırk adım ileride olup, derin mesafededir. Bazen bu figür geriye doğru 30 metre mesafede kayanın altında şeklinde de ifade edilir.

4- Roma iktidarı döneminde ölümsüzlük ile bütünleştirilmiş olup, kanatlı olarak görülebilmektedir.

5- Domuz gömüsü zor ve derindedir. Bir bakıma tavuk ve civcivler konusu ile benzerlik gösterir.

Başka Bir Yorum :

Baktığı yön çok önemlidir. İkinci bir işaret aranır. Yavrusu veya ona ait bir uvzu aranır. İşaret küçük olup gözden kaçabilir. 1 metre altına bakılmalıdır. Buradan çok ciddi bir hazine çıkar. Altın paralar çok değerli olup onların da üzerinde domuz resmi vardır.

Başka Bir Yorum :

İşaretin karşısında bir dere olması beklenir. İşaretin güney-batı istikametinde ilerleyip dereye 5-10 metre yakınlıkta ve suyun çatallaştığı noktalarda araştırmayı arttırmalıyız. Bu yakınlarda yerden çıkma su varsa bu noktada ilk işarete denk gelme ihtimali vardır. Domuzların çamur banyosu yaptığı bilgisi de işimize yarayabilir.

Domuz Mitolojik Anlamı

Domuz Mitolojiler için domuz zengin bir motiftir. Özellikle Yunan mitolojisinde domuzla ilgili çeşitli inanışlar ve söylenceler vardır. Kral Teuthras, Bakırçay civarındaki topraklarda avlanırken karşısına ansızın bir yaban domuzu çıkar ve hayvan kendisini öldürmemesi için insan sesi çıkararak Kral’a yalvarmaya başlar. Ancak yine de Teuthras onu vurur. Vurulan domuz ölmeden önce Artemis tapınağına sığınır.

Yunan mitolojisinde doğa, tamamiyle Artemis’in etkisindedir ve tanrıça Artemis, hayvanların yaşamını denetler, yabanıl olanları evcilleştirir. Homeros ondan; “Yabanıl Hayvanların Tanrıçası” diye söz eder. Artemis ayrıca, türlerin yok olmasını da önlemektedir. Kutsal domuzu öldürmesinden dolayı Kral Teuthras cüzzam hastalığı ve çılgınlık nöbetleriyle cezalandırılır ancak iyileşir.

Peleponnesos’taki Erymanthos Dağları’nda barınan ve çevresine korkunç zararlar veren bir domuzu yakalamak üzere Herakles yola çıkar. Krala’a domuzu canlı olarak getirmesi gereken Herakles, karlarla kaplı bir arazide bitkin düşen domuzu kıstırır ve yakalar. Kral Eurysteus, domuzu karşısında görünce, korkudan büyük bir tahıl kabının içine saklanır. Bu gülünç sahne, vazo ressamları ve heykeltraşlarca çok sevilir ve yüzyıllar boyunca işlenir. Ayrıca, Tanrı Apollon, oğlunun öcünü almak için kendisini yaban domuzu haline getirir. Efes şehrinin kurulacağı yeri bir yaban domuzunun gösterdiğine inanılır. Kalydon kralı Oineus, bir hasat şükranı bayramında tanrıça Artemis’e kurban vermeyi unutunca, Artemis krala ceza olarak dev bir domuz gönderir. Kalydon domuzu adı verilen bu hayvanı çok sayıda kahraman yere serinceye kadar, domuz dört bir yandaki tarlaları tahrip eder .

Yaban domuzlarının çok olduğu Erymanthos dağlarında tanrıça Artemis de avlanmayı çok sever. Çok güzel bir tanrı olan Adonis’in Afrodit’e beslediği aşkı çekemeyen tanrıça Artemis, Adonis’in üstüne bir yaban domuzu saldırtır ve kasığından yaralanan Adonis, yarasından kanlar akarken ölür. Bu olayın söylencesi Sumerlerden Hititlere değin uzanmış ve bütün Anadolu’ya yayılmıştır. Bir tanrıyı öldüren domuz, zamanla tüm yöre halklarının da nefret ve ilencine uğrayacaktır .

Domuzla ilgili söylenceler Roma’da da vardır. Romalılara göre yaban domuzu saldırgan oluşu nedeniyle kötü bir yaratıktır. Adonis’i, bir yaban domuzunun öldürdüğü söylentisinden yola çıkılırsa, Eski Yunan’dan Roma’ya geçen bu inancın Anadolu kökenli olabileceği bildirilmektedir.

Eski Mısır mitolojisinde domuza yer verilmez. Domuz, Mısır’da temiz olmayan bir hayvan olarak kabul edilir. Bir domuzun yanından geçerken biri ona sürtünürse, temizlenmek için üstündekilerle beraber kendisini Nil nehrine atmalıdır. Domuz çobanları hiçbir tapınağa sokulmazlar. Hiç kimse bunlardan kız alıp vermez. Yalnızca kendi aralarında evlenebilirler. Mısırlılar, yanızca yılda iki kez tanrılara domuz kurban ederler ve sadece bu günlerde domuz eti yerler. Bunun dışında kalan diğer dönemlerde kesinlikle domuz eti yemezler.

Hint mitolojisinde tanrı Vişnu, “Yaban Domuzu Vişnu” (Varaha) olarak cisimlenir. Vişnu bir kez de, dünyayı içine düştüğü sulardan kurtarmak için yaban domuzu kılığında yeryüzüne gelmiştir. Ayrıca Veda’lardaki fırtına tanrısı Ruda’nın, göklerin domuzu olduğu düşünülür. Eski Çin’de ise domuzlar, ormanların zenginliğini sembolizme eder.

Hawaii Adası yerlileri, Keoro-Eva adını verdikleri bir tanrıya, domuz kurban ederler. Anadolu’da da tanrıça Kybele’ye doğurgan oluşları nedeniyle dişi domuzlar kurban edilir. Bu olayda kurbanın bütünü tanrıya adanır ve kurban edilen domuz yakılır. Tanrıya ait olan bu kurbandan yemek yasaklanmış olup, yendiğinde günahı çok büyüktür. Belki bu yaklaşım, bir noktada domuz eti yenmesiyle ilgili yasağı açıklayıcı olabilir

Antik Anadolu toplumlarının çoğunun inançlarında dişi domuz, insanların ve ekinlerin doğurganlıklarını ve üretkenliklerini simgeler. Erkek domuz ise, bazen erkek tanrıların sembolü olarak belirir. Hititlerde, domuza mitolojik bir anlam yüklenmemiş ve domuza nazaran sığır, at, koyun gibi hayvanlara daha çok önem verilmiştir. Ancak Sumer’lerde, domuz çok yaygın olarak bakılmış, beslenmiş ve etleri tüketilmiştir.

Kelt’lerde, yaban domuzu bir tanrıdır ve ancak kahramanlar tarafından yenilen bir kutlama yiyeceğidir. İskit’lerde ise her hayvan, insan bile kurban edilebilir ancak domuz asla kurban edilemez.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz