Ermeni ve Rum Gömüleri Dev Arşiv

Rum ve Ermeni Gömüleri Hakkında Bilgi

Rum define haritaları ve ermeni define haritaları özellikle Ülkemizde çokça bulunan definelerdir. Bu definelerin tarihi eser niteliği pek yoktur ve genelde Osmanlı dönemi altın sikkelerinden oluşmaktadır. Rum ve Ermeniler Anadoludan göç etmek zorunda kaldıklarında genelde can kaygısı ile acilen tüm servetlerini altına çevirmişler ve bunu ileride tekrar gelebilirlerse kolaylıkla çıkarabilecekleri yerlere saklamışlardır.

Kimi rum ve ermeni defineleri, define haritası ile kayıt altına alınmış ve sahiplerinin büyük bölümü bir daha göç ettikleri topraklarına dönememişlerdir.

Bunun yanında daha eskilere dayanan Rum ve Ermeni gömüleri de ülkemizde bolca mevcuttur. Rum ve Ermeni definelerini bulmak isteyen arkadaşlar, öncelikle Osmanlı Dönemi, Pontus Rum Devleti, Ermeni Krallığı, ve Selçuklu Bizans zamanları hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Ayrıca yaşlıların büyük bölümü, kulaktan dolma bilgilerle, eskiden şurası Rum köyüydü burası ermeni köyüydü şeklinde bilgiye sahiptirler.

Şimdi konuyu ikiye ayırmak gerekirse önce Rum Gömüleri ve Definelerinin nerelerde olabileceğine bir göz atalım:

Rum Defineleri

Rum defineleri genelde Rum evlerine saklanmıştır. Evlerin sahipleri Gömüyü genelde Ya evin bahçesine yada ev içerisinde kuyu açarak gizli bölmelere saklama alışkanlığına sahiptir.

Rum ve Ermenilerin eskiden yaşadığı yerlerde bu tür definelerin belki de üstünde oturuyor olabilirsiniz. O nedenle öncelikle bulunduğunuz evin tarihini bir araştırılması gerekir…

Ermeni Defineleri

Ermeni defineleri ise evlere saklanmaktan ziyade açık arazide gömülü vaziyette bulunuyor. Özellikle Kars ve Van, Adana, Tarsus, Hatay, Kayseri gibi eskiden Ermenilerin yoğun yaşadığı yerlerde ermeni defineleri bulmak pekala mümkündür. Özellikle Adana Hatay ve Gaziantep bölgelerinde Tehcirden önce Ermenilerin altınlarını evlerinin avlusuna yada Evin içerisindeki odalardan birine gömdüğüne şahit olmaktayız.

Ermeni ve Rum Gömüleri ni almak isteyen torunlar, turist görünümünde ülkemize gelerek atalarına ait altınları aradıklarına da çok kez şahit olmaktayız.

Kişilerin kendileri ne ait olan altın para ve kıymetli eşyalarını sakladıkları mekanların en başında evler gelir.

Bunun sebepleri kontrolü mümkün ve göz önünde olmasından kaynaklanır.

Böyle düşünülmesinde doğal karşılanır. Aynı zamanda bu tip yerlerin kullanılması dikkat çekmeyi de engeller.

herhangi bir ev ortamında arama yapılacağı zaman işte bu noktaların göz önünde tutularak çalışmaya başlanması gerekmek dedir . Burada yine o klasik soruyu kendimize sormamız gerekir.

( ben olsam bu ortamda nereye gömerdim?) bu soruya tam cevap verebilmek çoğu zaman mümkün olmayacaktır. İnsanların düşünce ve bakışları birbiriyle her zaman örtüşmeyecektir. Birinin önemli gördüğü bir noktayı bir başkası hafife alabilir. Gömüyü saklayan insanın bu noktadaki davranışını ve tercihini belirleyen esas unsurlar, onun kültürü, kafa yapısı ile ilgilidir. Bu yüzden her ev ortamında gömünün aynı yere konulduğu yorumu yanlıştır.

Bur da önem arz eden ana noktayı şöylece ifade edelim. Gömü sahibi malını ister evin içine koysun ister bahçesine malının gözü önünde olmasını ve kontrolden uzak kalmamasını sağlayacaktır. O nun içinde yatak odasının penceresinden rahatlıkla göreceği oturma odasının camından gözlenebilecek açı ortak noktaların hedef alınması gerekir.

Ermeni ve Rum Gömüleri

Evlerde Define Yerleri

1- yemek ve ekmek pişirme noktaları olan (ocak)lar .buralarda gömüler ateşin tam altına gelen noktaya yapılabildiği gibi,bacanın içinde bir bölüme veya dış temel dipleri kullanılabilmektedir.

2- merdiven atları.. buralarda tespit yapılırken eve giriş merdivenleri olabileceği gibi;iç mekandaki üst kat merdivenlerini de dikkatle gözlemlemek gerekir.merdivenlerin önemli olan noktası en alttaki veya alttan üçüncü basamağın iç dolgusu olabilir.özellikle taş veya moloz dolgulu merdivenler bu açıdan önemlidir.

3- kapı eşikleri.. evlere girişte çoğu insanın dikkatini çekmeyecek olan noktalardan birisi sürekli üzerine basılarak geçilen kapı eşikleridir.bu noktalar çoğu define avcılarının nasip elde ettikleri noktalardır. bunun için sokağa açılan kapının iç eşiğinin altını sağlıklı bir biçimde tespitten geçirmek gerekecektir.

4- avlu içinde uzun ömürlü ağaçlar.. bunlar genellikle armut ceviz alıç ve dut ağaçlarından oluşur. zaman zaman çam ahlat gibi ağaçların altı veya belli mesafede yakınları tercih etmekle beraber.değişik ağaçlar avlu içinde pek sık görülmemektedir.ismini verdiğimiz meyve ağaçları Anadolunun sıkça rastlanan türleridir.bu tür ağaçlar gömü anlamında şüphe uyandırıyorsa bunların ev tarafından görülen yönleri içinde 3-5-7 gibi adımlarla çevresi cihazla taranmalıdır.ve tespitler buna göre yapılmalıdır. şayet aynı avlunun içinde iki veya 3 gibi fazla sayıda ağaç mevcutsa bu durumda ağaçlar arasında geometrik bir bağlantı kurulmalıdır.

5- ermeni evlerinde saklama metotları içinde eski evlerin büyük odalarındaki tavanda kullanılan (baba ) diye adlandırılan hatıl ağaçları içinde saklama yöntemleri vardır. Paralar ve kıymetli eşyalarını bu ağaçların içine 2 parmak girecek şekilde delik açılarak deliğin içine parmakla bastırılarak sıkıştırılır. Ve delikler parayla doldurulur.

6- ermeni ve Rumlara ait eski evlerin kalın duvarlı olanları içinde pencerelerin iç/alt kısmının oyularak paraların buralara doldurulması metodu bayağı yaygın rastlanmaktadır.

7- ahır ve kilerler. Hayvan barınağı olarak kullanılan ahır, Mekanları içinde özellikle saman doldurulan herkesin her an göremeyeceği mekanlar olan samanlık altları çok önemlidir. Kilerlerde ise harman zamanı bitirilip ev sahibinin bütün kışlığı olarak çuvallar dolusu buğday veya un malzemesinin tam altına gelen noktalar dışarıdan bir insanın hemen müdahale edebileceği noktalar değildir. Bu tür yerler insanların gözünden uzak olan hedeflerdir.

8- evlerde bulunan kuzuneler kaç adet olduğu bunların tamamının bacaları olup olmadığına dikkat etmek gerekir. Bacası olmayan sahte kuzu ne yemek pişirme yerleri mevcuttur.

9- evlerin üst bacalarında araştırma yapmak orda değişik bir taş veya baca kapaklarının içini mutlaka kontrol etmek gerekir.

Bunların dışında akla hayale gelmeyecek pek çok noktalardan gömü çıkma olası çoktur. Bunlardan kuyular, Hayvan su içme yalak altları, Dibek taşı altları, gömme banyolar ve buna benzer sayamadığımız birçok yerlerde dikkatli ve araştırma yapılmalıdır.

Ermeni ve Rum Gömüleri; Evdeki İnce Ayrıntılar

1- Eğer ahır kapısı girişinde yani duvara gömülü (loğ) varsa ( eskiden toprak evlerin üstünü su akmasın diye yuvarladıkları 30 -40 kğ civarında yuvarlak kaya ) ermeni evlerinin çogunda olur loğ denilen yerdeyse malı içerdeki sağ taraftaki pencerenin altında duvarın içide olur eger loğ renkli değilde beyaz ise üstünde istavrozu varsa loğun içinde olur

2- Evin taştan merdiveni varsa 1. basamakla 3 basamağın altına taşları sökülüp bakılır

3- Evin ocaklığı varsa ( odunla yemek pişirdikleri yer ) tam altı kazılır ona keza ocaklığın tam üstü yani baca deliğine dikkatlice bakın eğer değişik bir taş varsa çekmece olma ihtimali yüsektir ve o taşın üstündede genellikle yarım ay istavraoz ve murç deliği olur

4-Evin tataklığı ( yani önceden yatakların konduğu taştan örme yer ) boşluk sesi aranmalıdır

5- Eğer evin ocaklığa yakın civarında veya ahırında taşta çakılı halkalı demir zikke varsa malı zikkenin tam karşısındaki duvardadır eğer zikke halkasızsa olduğu taş sökülür.

Devam edelim

Ermeni ve Rum Gömüleri Avluda veya bodrumda bulunan havuzun altında küçük mahzen olabilir.

Kuyunun ağzından itibaren 1mt.aşağısında veya kuyunun hemen yanında kör pencere olabilir?.

Duvar bulunan taşlardan,çok geniş olanının içi boş olabilir?bu taşlar genelikle mutfak duvarında olur.

Bodrum tavanındaki 2 ağacın arasında kaya parçası varsa içi boştur

Avluda tulumbanın atık su için yapılan kanalı,yer altındaki tünelin şeması olabilir?

Bodruma inen merdivenin sahanlığının altında ve yan duvarlarında gizli pencere olabilir?

Bodrumun avluya bakan küçük penceresinin içinde olabilir?

Avluda bulunan incir ağacının dibinde olabilir?

Bodrum kapısının eşiğinden 1 adım ilerisinde olabilir?

Osmanlının yıkılış ve Kurtuluş savaşı zamanlarında Ermeni, Yunan ve Rumların kaçarken bırakmak zorunda oldukları para ve tüm değerli eşyalardır. Rum terekelerine karşılık Ermeni defineleri, büyük ihtimal hazinenin yakınlarına bırakılan işaretler ile bilinirler.

en iyi saklama yollarına sahip milletlerden birisidir. Genelde bir definenin çevresine birden fazla işaret bırakırlar.

Eldiven kullanılması tavsiye olunur zehir bulunabilir. Bazı yaşlılar tılsım vardı bulanlar öldü zamanında falan derler. Tabi o zamanlar anlayamadıkları için ne olduğunu öyle sanıyorlardı. Tedbirimiz alalım.

bazı defineler magara içlerine ve deriin mahsenlere gizlenmiştir ve bii takım yılan veya akrep işareti yapılmıştır yakınlarına

Bilinen en kolay ermeni gömülerinde teperlerin ortalarından 0.5-1 m. kadar uzunlukta kazık koyulup üstlerine genelde çakıl olmakla birilikte küçük yığmalar yapılmıştır.bunların bazılarına işaretler konmuş bazılarına ise gizli semboller konmuştur .

Hatta şu var ki; Ermeni defineleri öylesine yaygın ki bunun haritaları için tartışılan haneler ve hatta borsası bile var. Zamanında çok aranmış ve hala da aranıyor. Bulan da var bulamayan da. Ama şu var ki bulanlar dahi çeşitli korkulardan dolayı gizlemek zorunda kalıyorlar,,

Ermeni ve Rum Gömüleri sırdır

Yunan ve ermeni olanlar papazların saklama emri dogrultusunda ellerinde iğneden ipliğe kadar ev ve mağara gibi yerlerde sakladılar bu bilinıyor..en değerli altın gibi eşyalarıda evlerinde sakladıklarını bıkıyoruz şöle bilgiler var,ev duvarı. çevresinde olan ağaç dipleri,bu ağaçlar genelde meşe.tut ağacı ve incir ağacı olur,bu agacların dibinde kesinlikle lakın gömü var ise kaya korlar bu kayalar doğal görünür bazende ağaç ve bahçedeki ocakların tam ortasında olan ana kaya altına koyduklarıda olmuştur.

Bazende ağaç ve kuyu bir bütün olarak kullanıldı kuyular önemlıdır duvarları ve tam dibini oyak kullandılar bazende oda şeklide yapmışlardır. dikkat edin uzun sure kullanılmayan kuyular çökme tehlikesi taşır ,evin bahcesini düşünün kare yapın tam ortasına bakın genelde taş içi yada altına korlar yok öle değilse. 1,20 cm derinde olur. evin altına mahzen yaptılarsa temelden giriş olur başka yerden bakmamanız gerek

ermenıler yada yunanlılar ev gibi yerlerde giriş yada son yere genelde aile putu deriz ya o nu kullanırlar,

içereki ocak a dikkatlı bakılmalı iç tarafta yukarı bir el uzatımı kadar yere kasa bırakırlar.artı ocagın altına 1 metre ınılırse gizlı oda yapıldıgınıda görmenız mumkundur,

yunan ve ermenı ev halkının mezarı ya evın bahcesındedır yada yanındakı hemen tepedeır genlede mezarlarına gömu kattıklarıda olmuştur incelemek gerek tabi, evlerdeki mutfaklarda önemlıdır buralarada para korlar genelde atık suyun koku pıslık gıbı yerlerı tercıh etmişlerdir fare gibi adamlar ya neyse,evlerın arkasında evle baglantısı olmayan ahırı varsa kı olur bu ahırdan depoya ınmek ıcın gizli kapı yaparlar tam temelden girilir ortalı olmalı girişiniz,pencere ler kapılar rada para saklandı ama parayı almanız ıcın kapının yada pencerenın tam duvarlarını sökmek gerek zıra onlar söker kasa yapar eyerıne kordu. bazı yunan ve ermenı evlerınde mıhrap gibi tak gibi yer olur bunlarda sıva varsa sıvanın akasın abakılmalı artı tam önunede bakılmalı taş altına para koydukları olmuştur.

yunan ve ermenı evlerınde duvarlarda bazen oval taş olur bu taşların uzerınde işaret var ise cek bak onda mal var eyer işaret yoksa sırtını daya baktıgı yer ya kapı yada penceredır oraları ıncele,kapı girişinde genelde 3 basamaklı giriş olur bu basamakları ıncelemek gerek nasılmı kaldır bak altında ne var ,evlerdekı sedırler vardır kayadan yapılır hanı oda mezarlarda cesetlerın oldugu sedır vardır bu evlerdede aynı tıpte sedırler olur onlar ıyı ıncelenmelı bazen mal bazende gizli oda bu sedırden olur.

evlerdeki duvarlardakı olan murclar civiler ceşitli demir parcaları cakılı ise ki olur ıyı ıncelenmelı ya altında olur yada sırtını daya karşisına bak orda olur. ama dedıgım gıbı bu demirlere iyi bakın hıc bir işe aklamantıga uymamalı oldugu yer..bu yunan ve ermenıler bizden caldıkları paraları sakladılar bulmanız dilegi ile selamlar saygılar.

Teslis – Üçleme

3 lemeden örnek vererek anlatmaya calışacam bu üçleme deyişmez aynıdır ben 3 ayı olanı anlatacam umarım işinize yarar . 3 adet ayı olmalı yan yana bunlarım anlamı şöledir, En küçük ayının malı, biraz uzakta.. bu cevrede oduncuların gectıgı oduncu yolu vardır,kuzey ve doğuya doğru viraj yapar bu yol, Yolu takip ettiğinizde, yol birden ikiye ayrılıp tekrar birleşir, yolun içinde bir adacık yada kaya vardır. En büyük ayının güney kısmındadır bu yer, kuru dere yada patika üzerinde büyükçe bir kaya vardır, rengi sarımtıraktır veya kızılacalmiştır. O kayanın içinde 2 tane mal vardır.Orta ayının doğu kısmına ilerlerlıyoruz bu sefer,yerde bir işaret göreceksiniz.

Bulunduğu yerde 3 tepe olmalıdır. Kuzey, doğu ve güney yönlerinde olur.Doğu ve kuzeydeki tepeler ilk bakmanız gereken tepeler olmalı.3. ayının ortasında çıkan taşta ayın 8 i değil 8.ay olmalıdır.Yani 8.ay (Ağustos) ta genellikle 20-22 si arasıdır, (burç değişimi) Bu tarihte, güneşin doğmasıyla birlikte ayının gölgesi bir yere vurur.size gerekli olan sağa baktığımızda göreceğimiz mezar değil, doğudaki ve kuzeydeki tepelerdeki mallarıdır.Kuzeyindeki tepede kilise, tapınak olması gerek olmaya bılırde. Güneydeki tepe en yüksek yada duz gıbıdır tepesı ,genellikle kel tepe derler buraya sebebide kel olması agac olmamasıdır bu tepenın topragı kırmızı toprak deler o şekılde olur. Sağ istikamette göreceğimiz üçgen tarladaki diğer işaretler eyer duruyorsa, arama yapmalısınız. buranın (K.Doğu) kesme yol,tarihi yol olmalı.Kaynak ve küçük in buraya yakındadır.

Ayın 8 i değil 8.ayın 21 inde orada olunmalı.Güneş doğarken sağa baktığında, tümülüsmü, mağaramı var bakmalısınız.Siz ne kadar yok desenizde, buraya hayli uzakta 3 tepe daha vardır. solunuzdaki tepede kilise ve 2 meyva ağacı,onun yakınında 3 meyvesiz ağaç ve üçgen tarla, saat 10 da güneşin bulunduğu istikamette bir tepe daha var,orada da duvar yada duvar gibi düz kaya var,en sağdaki tepe en uzak tepe. her tepede indiginizde var oldugunu göreceksiniz iyi araştırmanız gerekir,

Şimdide Kiliseyi ve üçgen bahçeyi bulacaksınız. Ayıların orada,yüzünüz doğuya dönük olarak, sol çaprazındaki tepede kilise vardır. Şimdi de oraya bakmalısınız bakalım ne varmış.Mesafen 600-1700 mt arası. Kilisenin olduğu tepe ye

Kiliseyide bulduk. Şimdi üçgen bahçe de sıra Bu bahçenin iki yanından da yol geçer, bahçenin hemen yakınında 3 yaşlı ağaç yada 3 muska şeklinde taş göreceksiniz, bu üçgen yerde de iki ağaç veya 2 taş vardır.Üçgenin sivri kısmında, taş öbeği,tümsek,yada yaşlı ağaç göreceksin.Kiliseden uzakta değiller.bunlar tek tek araştırılmalıdır.

Defineci arkadaşların kiliseler hakkında daha çok tecrübe sahibi olmaları için hazırlanmış konudur. ermeni kiliseleri nasıl olur resimli anlatım.

Ermeni Kiliselerinin Mimarisi

Ermenistan’da Hıristiyanlığın kabulünden bin yıldan fazla bir zaman önce incelikli inşa teknikleri ve bir taş mimari geleneği vardı. Hıristiyanlık öncesi üç farklı dönem vardır:

Urartu, Helenistik ve Geç-Roma. Bu dönemlerden çok az örnek kalmıştır. Pagan dönemde yapılan tapınaklar ise ilk Ermeni Hıristiyanlar tarafından yıkılmıştır.

Ermeni kilise yapımının üretken olduğu tarihler dördüncü yüzyıldan başlayıp yedinci yüzyıla kadar uzanır.

Hıristiyanlığın uzun tarihi boyunca binlerce Ermeni kilisesi inşa edilmiştir. Bunlar çok küçük olabildiği gibi aralarında büyük kiliseler de vardır. Ama bu Ermeni kiliselerinin hiçbiri Roma’daki St. Peter Kilisesi veya İstanbul’daki Ayasofya veya Avrupa’daki büyük katedraller kadar devasa yapılar değildir. Bazı kiliseler tek başına yapılırken, bazıları da manastırların parçası olarak inşa edilmiştir.

Çok sayıda kilise tipi geliştirilmiştir, bunlar dış biçimler ve iç hacimlerde büyük çeşitlilikler sağlamışlardır. Bazı tipler çevredeki Hıristiyan bölgelerine bitişik yerlerde bulunur, ama Ermenistan’da bunların planları genellikle yerel koşullara uyumlandırılmıştır. Ermeni mimarlar tarafından, Ermenilere özgü kilise biçimleri oluşturulmuştur.

Ermeni Taş Yontma Sanatı

İnsanlık tarihinin ilk büyük devrimi, ilk yapay aleti; yontma taştan bıçak, balta ya da mızrağı icat ettikleri gün gerçekleştirmiş ve bir anlamda tarih yazılmış. Başka bir deyişle, avda kullanmak üzere taşı yontmaya başladıkları gün adına bugün yontma taş devri dediğimiz tarih öncesi çağları başlatmış oldular. Bu, aynı zamanda savaşlar çağının da başlangıcı oldu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz