Ölü Gömme Biçimleri

Ölü Gömme Biçimleri; Çoğu definecinin mezarlarla yakın ilişkisi olduğunu biliyoruz, buldukları mezarda cesedin hangi konumda olduğunu gördüklerinde kafaları karışmaması için ölen bireylerin mezara yatırılış biçimleri inceleyeceğiz.

Bir başka deyişle inhumasyon gömünün uygulamasında rastlanılan bir olgu olan ölünün ana rahmindeki pozisyon olarak tanımlanan dizleri ve kollarının gövdeye doğru kıvrılarak; ya da dorsal pozisyon olarak adlandırılan sırt üstü yatırılışının nedenleri incelenecektir.

Burada iki olgu dikkat çekmektedir. Bunlardan birincisi bazı mezarlıklarda her iki gömü tipinin de kullanılmış olmasıdır. İkinci olgu ise hocker gömünün pişmiş toprak mezarlarla, dorsal gömünün de taş sandık ve basit toprak mezarlarla olan ilişkisidir. Gömme tipleri aşağıda bu olgular da dikkate alınarak incelenmiştir.

Antik dönemde cesetlere iki türlü gömü uygulanırdı.

1- İnhumasyon (Yakmadan) Gömme:

İnsanoğlunun ilk ölüsünü gömmeye başladığı andan itibaren uyguladığı ölü gömme biçimi olan inhumasyon gömme biçimi; ölü bedenin toprakta açılan çukura sandık mezar ile ya da pitos (küp) içine konularak gömülmesi olarak tanımlanır. Bu mezarlarda bulunan gömüt tipleri birincil ve ikincil gömütler şeklinde sıralanabilir.

Birincil gömütler; gömütler sırt üstü; yüz üstü; sol ya da sağ tarafa yatırılmış olabilmektedir. bu bazen oturur şekilde de olabilir, İskeletin pozisyonu; kollar; bacaklar ve kafanın anatomik duruşuna göre saptanmaktadır.

İkincil gömütler; birbirleriyle eklemli olmayan iskeletlerden oluşmaktadır. Ölüm sonrasında ölünün yerden yüksek bir platform üzerinde belirli bir süre çürümeye bırakılması ve bu sürenin sonunda kemiklerin toplanarak gömülmesi ikincil gömütlere verilebilecek örneklerden biridir. Çoklu gömütler genellikle ikincil tip gömüt sınıflamasına girerler.

2- Kremasyon (Yakarak) Gömme:

Bu gömü türünde amaç cesedin yakılmasıdır. Ceset ya odun üzerine konularak ya da tezekle yakılmış ve ısısı en yüksek ortalama 1000 C0 ye ulaşabilmiştir. Kremasyonda odunun cinsi, havanın durumu önemlidir, bu işlem 7-10 saat arasında yapılabilmektedir. Kemik çok yüksek ısıda erimeye başladığından genelde kafatası kemiği, uzun kemikler, dişler, göğüs kafesine ait kemikler bozulmadan kalabilmektedir. Yanmış kemiğin yanmamış kemikten daha iyi korunduğu kazılarla ortaya çıkmıştır. Bunun nedeni ateşin konserve görevi görmesidir. Yakılan ceset gömüldüğü yere göre de renk değiştirmektedir. Örneğin, toprakta arsenik fazlaysa siyah, tahta parçalarıyla gömüldüyse gri-kahverengi renk kemikte görülebilmektedir. Asıl renk veren olay ise yanma derecesidir.

1 – 200-250 derece ‘de kemikler sarımtırak beyaz veya fildişi.
2 – 300-400 derece’de kemikler kahverengi ve koyu kahverengi siyah.
3 – 550 derece’de kemikler gri, gri-mavi.
4- 650-700 derece’de kemikler süt beyaz ve tebeşir rengi .
5- 800-950 derece’de kemikler mat beyaz renge döner.
6 – 1000-1600 derece’de kemikler erimeye baslar.

Gömme Tipleri:

1- Hocker:

Bu ölü gömme tipinde gövdenin ekseni ile uyluk kemiğinin ekseni arasındaki açı 90° den küçüktür ve ayaklar pelvis kemiğine değecek şekilde yakın durmaktadır. Diğer bir deyişle büzüşmüş ya da ana rahmindeki pozisyona getirilerek mezara yerleştirilmesiyle gerçekleşen gömü tipidir. Hocker gömünün pişmiş toprak gömülerle bağlantılı olması pişmiş toprak mezarların yapısı gereği anlaşılabilir bir ilişki gibi görünürken basit toprak ya da taş sandık mezarlarla olan ilişkisinin ayrıntılı incelenmeye gereksinimi vardır. define kazı esnasında karşılaştığınız mezarın gömülüş şeline baktığınızda ne tür bi gömü şekli uygulanmış kolayca anlayabilir buna paralel olarak mezar hediyelerinin nresedin nerelerinde olduğunu kolayca tahmin edebilirsiniz.

Taş Sandık, basit toprak ve sahte oda mezarlardaki uygulamalar ise yine aynı antropolojik yaklaşımla açıklanabilir. Ancak bu mezarlarda mezarın yapısı gereği dorsal olarak yatırma olanağının da varolduğu gerçeğini kabul etmek gereklidir. Bu nedenle arkeolojik araştırmaların en başından beri fark edilen bu olgunun nedenleri konusunda öne sürülen görüşleri incelemekte yarar vardır ve bu görüşler aşağıdaki gibidir.

Maddeler Halinde Hocker

a- Hockerin yaşayan insanların uyku durumunu temsil etmesi ve bu nedenle tercih edilmiş olması. Ancak bu görüş değişik uyku pozisyonlarının olması ve soğuk ya da sıcak iklimlerde yaşayan başka topluluklarda da sık görülen bir olgu olması nedeniyle hocker gömüyü açıklamakta yetersiz kalmaktadır.

b- Hocker gömünün yemek yeme pozisyonunu temsil etmesi nedeniyle kullanıldığını ve mezar armağanı kapların ağız hizasında olmasının bunun kanıtı olduğunu ileri süren bir görüş bulunmakla birlikte, bu görüş mezar armağanı olarak bırakılan kaplara sadece ağız hizasında rastlanılmaması nedeniyle tam olarak hocker gömüyü açıklamaktan uzaktır.

c- Ölünün hortlamasından korkulduğu için bağlandığı yolundaki görüş de özellikle bazı mezarlarda organik maddelere rastlanabilmesi ancak bunların içinde hiçbir zaman bağ izi olabilecek bir izin bulunmaması ile konuyu açıklamakta yetersiz kalmakla birlikte, etnoarkeolojik araştırmalarda üzerinde durulan bir açıklamadır.

d- Ölüye ayrılan yerin küçük olması nedeniyle hocker tarzının seçilmiş olduğu yolundaki öneri, 1219 boyutları büyük taş sandık mezarlar da bile hocker gömünün uygulanabildiğini gösteren kanıtlar karşısında geçerliliğini yitirmiştir.

e- Hocker gömü uygulamasının en eski çağlardan beri ilkel insanların dinlenme pozisyonları olması 1220 yolundaki görüş de bence tek başına bu uygulamayı açıklamaktan uzak gözükmektedir.

f- Hocker gömünün ana rahmindeki pozisyon olduğu ve öteki dünyaya doğuşu simgelemek için ölülerin özellikle bu şekle getirilerek gömüldüğü yolunda olan görüş ise ilk ileri sürüldüğü 20.yy’ın başında pek ilgi görmemiş ve özellikle prehistorik insanın ana karnındaki pozisyonu nasıl bilebileceği yolundaki karşı çıkışla reddedilmiş olmasına karşın, bazı araştırmalar insanoğlunun çok eski çağlarda da bu bilgiye sahip olabileceklerini göstermiştir.

Sonuç olarak bu çalışma bağlamında hocker gömünün ana rahmindeki pozisyonu temsil ettiği ve bu uygulamanın öteki dünyaya geçişi sağladığına inanılan ritüellerin bir parçası olarak simgesel anlamları olduğunu definecilerin bilmesi gereklidir.

2- Dorsal:

Bu gömü durumunda ise bacaklar sağa ve sola herhangi bir şekilde bükülme göstermeksizin dümdüz uzanmaktadır. Gövde ile bacak kemikleri arasındaki açının yaklaşık 180° olduğu görülür.

Batı Anadolu Erken Tunç Çağı mezar ya da mezarlıkları içinde iskelet sayısı olarak sadece 8 adet dorsal gömüye rastlanılması ve bunların bulunduğu 7 adet mezarlığın beşinde hem hocker hem de dorsal gömünün varlığı dorsal gömünün bir gelenekten çok yerel uygulama olarak değerlendirilmesini gerektirmektedir.

Dorsal gömünün Anadolu’da görüldüğü dönemin Erken Tunç Çağı olması ve bu dönemden önce gelen Kalkolitik ve Neolitik çağlarda bu türden bir uygulamanın olmaması ilgi çekici bir niteliktir.

3- Çoklu Gömü:

Birden fazla bireyin mezar içerisinde üst üste ya da eski bireyin ittirilerek yerine yeni bireyin gömülmesi yöntemidir. Batı Anadolu Erken Tunç Çağı ölü gömme uygulamaları içinde rastlanılan gömü uygulamasıdır. Çoklu gömü uygulamasıyla kast edilen bir mezara birden çok gömünün yapılmasıdır.

Başın Yönlendirmesi

Yönlendirme başlığı altında incelenecek olanlar mezardaki iskeletin baş ve gövdesinin coğrafik konum olarak yönlendirilmesi ile iskeletin gövdesinin kendi sağına ya da soluna yatırılmış olması gibi nitelikleri kapsamaktadır.

1- Başın Doğuya Yönlendirilmesi

Coğrafi yönü saptanabilen toplam 1252 iskelet içinde başın yönlendirilmesi açısından en dikkat çekici nitelik 1208 iskelette görülen doğu-güneydoğu-kuzeydoğu yönlendirilmesidir. Bu yönlendirmenin sadece doğu değil de doğu-güneydoğu-kuzeydoğu olarak bir arada değerlendirilmesinin temel nedeni, bütün bu yönlerin mevsimsel olarak ve mezarlığın bakısı (güneşe göre konumu) açısından güneşin doğduğu yönleri göstermesidir.

Pişmiş toprak gömülerin açıklandığı bölümde belirtildiği gibi bu yönlendirmenin ritüel açısından önemli olduğu açıktır. İstatistiksel olarak %96 gibi oldukça büyük bir yüzdeye sahip bu yönlendirme dışında az da olsa diğer yönlere doğru da başın yönlendirildiği görülür. Doğuya yönlendirmenin görüldüğü bütün mezarlık alanlarının bölgenin iç kısımlarından ve ekonomilerindeki baskın öğenin tarım olabileceği yerlerde görülmesi bu yönlendirmenin hem yeniden doğuş hem de bereketlilikle ilişkili olduğu izlenimi vermektedir.

2- Başın Batıya Yönlendirilmesi

Batı-kuzeybatı-güneybatı yönlendirmesinin 15 tane iskeletle en çok görüldüğü yer egedir,  bu yönlendirmenin doğu ve doğuya bağlı ara yönlere olan oranı ise 60 tane doğuya 15 batı ile %20 gibi anlamlı olabilecek bir orandadır. Batıya yönlendirmelerin birer kez görüldüğü Hanay tepe, Harmanören/Göndürle, Kusura ve Yazılı kayada bu yönlendirmenin belki de yanlışlıkla yapıldığını düşünmek olasıdır.

Ancak, Kıyı kışlacık ta görülen oranın göreli olarak yüksekliği batıya yönlendirme konusunda bir ısrarın olabileceğini de akla getirmektedir. Her ne kadar Kıyı kışlacık ta batıya ya da doğuya yönlendirilen mezarlara ortaya çıkarılan mezar armağanları arasında fark yoksa da bu yönlendirmenin Kıyı kışlacığın denize ve Ege Adaları’na dönük yüzüyle bir ilişkisinin olabileceği göz ardı edilmemelidir.

3- Başın kuzeye yönlendirilmesi

Başın kuzeye yönlendirildiği sadece 4 iskeletin bulunduğu Batı Anadolu’da bu türden yönlendirmenin yaygın olmadığı ve yine gömme sırasında yapılan yanlışlıktan kaynaklanmış olabileceği akla gelen ilk öneridir.

4- Başın güneye yönlendirilmesi

Küçük höyükte iki ve Bozcaada’da birer adet görülen ve yine azlığı nedeniyle hakkında sağlıklı yorum yapılamayan baş kısmın güneye yönlendirildiği gömülerin Ilıpınar’da 17 tane olması ve mezarlıkta yapılan kazı çalışması sırasında toplam 18 mezar bulunması dikkat çekicidir. buda yaygın gömme biçimi değildir.

5- Başın Kendi Sağına Yönlendirilmesi

Sağa yönlenmiş baş definecilerin aradığı mezarlardır, Ölünün kendi sağına yatırıldığı mezarlar, mezar armağanı olarak bırakılan ve cinsiyet belirtici obje niteliğindeki balta, ok veya mızrak ucu, bıçak ya da diğer kesici aletler ile ağırşak, küpe, kolye ya da yüzüklerle birlikte değerlendirildiğinde ve bu değerlendirilmeye antropolojik olarak cinsiyeti saptanmış bireyler de eklendiğinde aşağıdaki gibi bir görünüm ortaya çıkmaktadır.

6- Başın Kendi Soluna Yönlendirilmesi

Ölen bireyin kendi soluna yatırıldığı mezarların yine mezar armağanına dayanarak cinsiyet ile ilişkilendirilmesi sonucu,  kendi soluna yatırılmış bireylerin kadın olabileceği saptaması yapılabilmektedir. buda defineciler için önem arz eden mezar çeşididir.

Umarız definecilere fayda sağlayan bilgiler eklemişizdir, Define Sohbeti MendereS esen kalın.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz